Üniversite, Latince ‘uni-versitas’ sözcüğünden gelir ve Türkçe karşılığı ‘birlik, topluluk’demektir. İşte bizler, bugün bu kavramın hakkını vermek ve omuz omuza büyük bir mücadeleye girişmek için buradayız. Bu mücadele bizden çalınanları geri alma mücadelesidir. Öncelikle mücadelemize hoş geldin!
Senelerdir bizleri sadece derslerimize odaklanmamız gerektiğine inandırdılar.
Yaşıtlarımızla acımasız bir rekabetin içine itildik; tabiri caizse birer yarış atı gibi sınavlardan sınavlara koşturulduk.
Siyasetle, memleketin ve kendi hayatımızın
gerçekleriyle ilgilenmememiz tembihlendi. ‘Aman ses çıkarma’, ‘İlgilenirsen başına kötü işler gelir’, ‘Sen sadece okulunu bitirmeye bak’ diyerek korkuyla büyütüldük.
Geldiğimiz tabloda ise sessiz kalmanın bizi korumadığı, aksine elimizdeki her şeyin birer birer alındığı acı bir gerçekliğin ortasındayız.
AKP iktidarı ülkede her şeyin olduğu gibi akademinin de içini boşalttı. Ismarlama
kadrolarıyla üniversiteleri niteliksizleştirirken, muhalif akademisyenleri içi boş gerekçelerle okullarımızdan uzaklaştırdı. Atanmış rektörler ile birlikte üniversiteler,
iktidarın arka bahçesi olacak yeni bir dizayn sürecine sokuldu. Öğrenci kulüpleri hedef alındı, şenlikler yasaklandı, kampüsler özgürlüğün değil baskının merkezleri haline getirilmek istendi.
Her şehre bir üniversite mantığıyla milyonlarca öğrenciyi niteliksiz üniversitelerde niteliksiz eğitime maruz bırakırken, barınma ve yemek gibi temel haklarımızı bile karşılayamaz hale getirildik. Okurken çalışmak zorunda kaldık tersinden, mezun olduğumuzda ise bizi bekleyen tek şey devasa bir borç yükü ve büyük bir işsizlik ordusuna katılmak oldu.
Bizler, geleceksizlikle, yoksullukla ve baskıyla terbiye edilmeye çalışılan bir kuşağız. Ancak unuttukları bir şey var: Bizi yalnızlaştırarak, bireyciliğe hapsederek yenmeye çalışan bu düzene karşı en büyük cevabımız, ülkemizin aydınlık birikimine, geleceğimize ve memleketimize olan inancımızdır.
Bu yüzden, ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ diyerek sıramızı beklemeyeceğiz.
Amfilerde, yurtlarda, kampüslerimizde ve sokaklarda başlattığımız bu mücadele, yalnızca üniversitelerimizi değil; kendi kaderimizi, hayatlarımızı ve geleceğimizi ellerimize alma mücadelesidir. Yalnız değilsin, çaresiz değiliz! Çünkü yan yana geldiğimizde bu çürümüş düzeni sarsacak güce sahip olduğumuzu çok iyi biliyoruz.
Bize dayatılan bu deli gömleğini yırtıp atmak için seni de Sosyalist Düşünce Topluluklarına katılmaya çağırıyoruz! Mücadeleye hoş geldin!