İçişleri Bakanlığı’nın üniversiteler açılırken Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve YÖK ile birlikte 81 ilin valiliğine “Üniversitelerde Güvenlik Tedbirleri” başlıklı bir genelge gönderdiğini öğrendik. 17 maddeden oluşan bu genelgede, gençliğin yıllardır karşı karşıya kaldığı sorunlara çözüm üretmek yerine üniversiteler ve yurtlar birer güvenlik meselesi olarak ele alınıyor.
Üniversiteliler yıllardır barınma, beslenme, ulaşım ve geçim sorunlarıyla mücadele ediyor. KYK bursları öğrencilerin temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta yetersiz kalırken, nitelikli ve ulaşılabilir barınma hakkı her geçen gün daha büyük bir sorun haline geliyor. Ancak iktidarın gündemi bu sorunları ortadan kaldırmak değil; öğrencilerin bu sorunlar karşısında yan yana gelmesini, söz söylemesini ve hak aramasını denetim altına almak oluyor.
Genelgede barınma sorunu yaşayan öğrenciler için misafirhanelerden ve çeşitli desteklerden söz edilirken; aynı metinde öğrenci gruplarına ilişkin bilgilerin kolluk birimleri arasında paylaşılması, kampüslerde eylemlerin yoğunlaştığı alanlara kameralar yerleştirilmesi ve öğrenci olaylarında elde edilen belgelerin ileride yapılacak işlemlere esas olmak üzere kayıt altına alınması isteniyor.
Genelgenin dikkat çeken maddelerinden biri de öğrenci yurtlarındaki asansörlerin bakım ve kontrollerine ilişkin. Zeren Ertaş’ın KYK yurdunda yaşanan asansör faciasında hayatını kaybetmesinin ardından üniversiteliler günlerce sokaklarda ve kampüslerde ses çıkarmıştı. Genelgede şimdi asansörlerin aylık bakımlarının, gerekli onarımlarının ve yıllık kontrollerinin yapılmasına özel olarak yer veriliyor.
Yurtlar ve üniversitelerdeki en temel denetimleri bir “güvenlik tedbiri” olarak genelgeye eklemek, sorunun nerede olduğunu bir kez daha gösteriyor. Öğrencilerin güvenliği; kampüslere daha fazla kamera koymakla, turnikeleri çoğaltmakla, öğrenci gruplarını takip etmekle sağlanamaz.
Güvenli, umutlu ve insanca bir yaşam öğrencilerin kaldıkları yurtlarda ölmediği, sağlıklı ve yeterli beslenebildiği, insanca koşullarda barınabildiği, gericiliğin kuşatmasına hapsedilmediği, işsizlik sorunuyla karşı karşıya kalmadığı ve ekonomik kaygılar yüzünden eğitiminden vazgeçmek zorunda olmadığı bir ülkede yeşerebilir.
Gençliğin yaşadığı sorunların üzerini baskıyla örtmeye çalışanlara bir kez daha sesleniyoruz:
Bizleri susturmaya ve kampüslerimizi denetim altında tutmaya yönelik çabalarınız nafile!
Geçmişte de bir çok kez denenmiş bu adımlar boşunadır. Gençlik, AKP’nin baskı ve zorbalığına teslim olmamış, AKP istediği gençliği yaratamamıştır!
Gençlik yeni Osmanlıcı düzeninize sığmayacak, bağımsızlık, laiklik, eşitlik ve özgürlük kavgasından bir adım geriye atmayacak!