Bugün 19 Mayıs. İktidarından muhalefetine tüm partiler gençliğe övgüler dizecek, “Gençlik geleceğimizdir.” diyecek, AKP iktidarı “İktidarımız boyunca şu adımları attık.” diyerek gençliğe düşmanlığı gizlemeye çalışacak, düzen muhalefeti ise “Biz geldiğimizde bu sorunları çözeceğiz.” diyerek gençliği kapsamaya çalışacak. Ancak içinde bulunduğumuz bu karanlık tablo hepsinin eseri. Emperyalizmle, sermaye düzeniyle, gericilikle kavgası olmayanların, bu düzene olur verenlerin gençlik adına konuşmasına dur denilmesi gerekmektedir. Gençliğin neşesini, umudunu, bugününü ve en önemlisi yarınını çalan bu düzene karşı sesimizi yükseltmek hayati bir zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır.
AKP iktidarı, koltuğa oturduğu ilk günden bu yana kendi ideolojisiyle uyumlu bir nesil yaratma politikasını pervasızca sürdürmektedir. İlkokullardan üniversitelere kadar eğitimin her kademesi gerici müfredatlarla, bilim dışı uygulamalarla ve laiklik karşıtı hamlelerle adeta bir kuşatma altına alınmıştır. Bu bilinçli politikanın bir ürünü olarak gençlik geleceksizlikle terbiye edilmek istenmekte, sermaye düzeninin yarattığı seçeneksizlik yüzünden binlerce sıra arkadaşımız gerici tarikat ve cemaat yurtlarının karanlığına mahkum edilmektedir. Dindar ve kindar bir nesil yaratma sevdasıyla yürütülen bu dayatmalar, gençlerin hayatlarını, özgürlüklerini ve hayallerini ellerinden almaktadır. AKP, tüm bu adımları sermaye düzeninin devamı için hayata geçirmiştir, sermaye düzeni tüm toplumu teslim almaya çalıştığı gibi gençliği de teslim almak, bir kalıba sokmak istemektedir.
Ülkenin içine sürüklendiği derin ekonomik krizin faturası ise en ağır şekilde yine gençliğin omuzlarına yüklenmiştir. Devlet yurtlarının yetersizliği ve mevcut yurtlardaki niteliksizlik; tavanı çöken binalardan yemeklerden çıkan böceklere ve can alan asansör ihmallerine kadar üniversiteliler için barınmayı bir haktan ziyade bir yaşam mücadelesine dönüştürmüştür. Diplomalı işsizler ordusu her geçen gün büyürken, geçinebilmek ve eğitimini sürdürebilmek için okurken çalışmak zorunda kalan, dersliklerden çıkıp güvencesiz ve ağır şartlarda sömürülen bir nesil yaratılmıştır. Gençlik bu düzende gelecek olarak görülmekten öte müşteri ya da ucuz işgücü olarak görülmektedir.
Üniversiteleri özgür düşüncenin ve bilimin merkezi olmaktan çıkarıp sarayın birer şubesi haline getirmek isteyen zihniyet, akademiye yönelik ablukasını her geçen gün artırmaktadır. Üniversitelerin kendi iradeleri atanmış rektörlerle gasp edilmekte, muhalif her ses soruşturmalar, uzaklaştırmalar ve polis şiddetiyle bastırılarak üniversitelerimiz teslim alınmak istenmektedir. Bu tahakkümün bir parçası olarak gençliğin bir araya geldiği etkinlikler ve şenlikler bir bir yasaklanmaktadır. Son olarak ODTÜ Devrim Stadyumu’ndaki bahar şenliği gündeminde görüldüğü üzere, gençliğin iradesini ve yan yana gelişini engellemek için her yol denenirken; diğer yandan gençler, haberleri dahi olmadan AKP Gençlik Festivali’ne götürülerek kirli bir siyasetin dekoru haline getirilmektedir. Ancak bilmelidirler ki bu ülkenin ilerici gençliği ne bu ablukaya boyun eğecek ne de iktidarın siyasi şovlarına figüran olacaktır!
Bu çürümüş düzen ve önümüze konulan bu karanlık tablo asla bizim kaderimiz değildir. Gençliği yoksullukla, işsizlikle, gericilikle ve geleceksizlikle biat ettirmeye çalışanlara teslim olmuyoruz. Umutsuzluğa ve yılgınlığa kapılmadan; haklarımızı almak, geleceğimizi kendi ellerimize almak, bilimi ve özgür düşünceyi yeniden kazanmak için yan yana gelmek, bu düzene karşı mücadeleyi yükseltmek zorundayız. Geleceğimizi bu karanlık düzene bırakmayacağız. Kampüslerimizin kapılarından kelepçelerin söküldüğü, bilimin tarikatların karanlığına değil insanlığın yararına sunulduğu, hiçbir sıra arkadaşımızın “Yarın ne yiyeceğim, nerede kalacağım?” kaygısı taşımadığı bir geleceği hep birlikte inşa edeceğiz.
En önemlisi de, geleceğimize olduğu gibi memlekete de sahip çıkacak ve ülkemizi emperyalistlerden, sermaye düzeninden, gericilikten kurtarmak için mücadeleyi yükselteceğiz!
Bu düzende gençliğe, özgürlüğe, eşitliğe yer yok. Yarınımız ve memleketimiz için sosyalist Türkiye mücadelesini yükseltelim!
Sosyalist Düşünce Toplulukları
19.05.2026